İçindekiler
Tıbbi bir müdahalenin istenen sonucu vermemesi, tek başına hekimin hata yaptığı anlamına gelmez. Hukuken önemli olan, müdahalenin tıbbın gerektirdiği özen ve standartlara uygun yapılıp yapılmadığı ve hastanın yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediğidir. Bu yazıda tıbbi hata nedeniyle tazminat sürecini adım adım anlatıyoruz.
Kısaca
- Kamu hastanesi
- Önce idareye başvuru, sonra idare mahkemesinde tam yargı davası
- Özel hastane / muayenehane
- Adli yargı; Yargıtay uygulamasına göre tüketici mahkemesi
- Kusurun tespiti
- Adli Tıp Kurumu ya da üniversite bilirkişi raporu
- Talepler
- Maddi ve manevi tazminat; ölümde destekten yoksun kalma
Hangi durumlar tıbbi hata sayılır?
- Yanlış veya geç teşhis, gerekli tetkiklerin yapılmaması,
- Ameliyatta yanlış organa ya da bölgeye müdahale, vücutta yabancı cisim unutulması,
- Yanlış ilaç veya doz, ilaç etkileşimlerinin gözden kaçırılması,
- Ameliyat sonrası takibin yetersiz yapılması, komplikasyonun geç fark edilmesi,
- Hastane enfeksiyonları ve cihaz arızaları gibi organizasyon kusurları.
Buna karşılık, tıbben öngörülen ve hastaya önceden anlatılmış bir komplikasyonun, tüm özen gösterilmesine rağmen gerçekleşmesi hata sayılmaz. Bu ayrım davanın sonucunu belirleyen ana sorudur.
Aydınlatılmış onam: hata olmasa bile sorumluluk
Hastaya; hastalığı, önerilen tedavi, riskleri, alternatifleri ve tedavi edilmezse olası sonuçları anlatılarak rızası alınmalıdır. Aydınlatma yapılmadan gerçekleştirilen müdahale, tıbben doğru uygulanmış olsa bile hukuka aykırıdır ve özellikle manevi tazminat sorumluluğu doğurabilir. Matbu ve genel ifadelerden oluşan onam formları, somut riskin anlatıldığını ispat etmeye çoğu zaman yetmez.
Dava nerede açılır?
Kamu hastaneleri: Kamu hastanesinde çalışan hekimin hatasından idare, hizmet kusuru esasına göre sorumludur. Önce ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı, üniversite) başvurulur; başvurunun reddi ya da süresinde yanıt verilmemesi üzerine idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Hekime doğrudan dava açılamaz; idare, ödediği tazminatı kusurlu hekime rücu edebilir.
Özel hastaneler ve muayenehaneler: Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki Yargıtay uygulamasında tüketici işlemi kabul edildiğinden davalar tüketici mahkemesinde görülür. Dava hem hastaneye hem hekime karşı birlikte açılabilir.
Hasta dosyası, epikriz, ameliyat notları, hemşire gözlem formları, görüntüleme kayıtları ve onam formları davanın temel delilleridir. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca bunların bir örneğini hastaneden isteyebilir, e-Nabız kayıtlarını indirebilirsiniz.
Kusurun tespiti: bilirkişi süreci
Mahkeme, kusur değerlendirmesi için dosyayı Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kuruluna ya da üniversitelerin ilgili anabilim dallarından oluşan bilirkişi heyetine gönderir. Rapor tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde itiraz edilebilir. Raporun tıbbi kayıtlarla uyumu, güncel tıbbi literatürle desteklenip desteklenmediği ve tarafların itirazlarının cevaplanıp cevaplanmadığı mutlaka denetlenmelidir.
Talep edilebilecek tazminatlar
- Ek tedavi giderleri, ilaç ve bakım masrafları,
- Geçici ve sürekli iş göremezlikten doğan kazanç kaybı (maluliyet oranına göre),
- Ölüm hâlinde yakınlar için destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri,
- Hasta ve yakınları için manevi tazminat.
Malpraktis davası için süre var mı?
Özel kuruluşlara karşı sözleşmeye dayalı taleplerde genel olarak beş yıllık zamanaşımı gündeme gelir; kamu hastanelerinde ise eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır. Somut olaya göre süre farklılaşabileceğinden gecikmeden değerlendirme yaptırın.
Hekim hakkında ceza şikâyeti de yapılabilir mi?
Evet. Olay taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçunu oluşturabilir. Kamu görevlisi hekimler için soruşturma izni süreci işletilir; ceza ve tazminat yolları birbirinden bağımsız yürür.
Estetik ameliyat istenen sonucu vermediyse?
Estetik müdahalelerde Yargıtay, hekimin taahhüt ettiği sonuca ulaşma yükümlülüğünü daha sıkı değerlendirmektedir. Öncesi ve sonrası fotoğraflar, yazışmalar ve verilen vaatler önemli delillerdir.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş niteliği taşımaz. Süreler, oranlar ve parasal sınırlar mevzuat değişiklikleriyle güncellenebileceğinden işlem yapmadan önce somut durumunuzu bir avukatla değerlendirin.
Hazırlayan
Candan Hukuk & Danışmanlık Bürosu
1997’den bu yana Ankara’da bireylere, şirketlere ve kamu ihalelerine katılan firmalara avukatlık ve danışmanlık hizmeti veren hukuk bürosu.


